KIRMIZI PAZARTESİ (Societatis Legere okuma kulübünün 4. kitabı)

ResimMayıs ayı kitabımız Kırmızı Pazartesi ‘ydi .Hepimizin keyifle okuduğu ve güzel bir sohbeti destekleyen bir kitaptı.  Gabriel Garcia Marquez’in Nisan ayında ölmüş olması da acı bir durumdu. Ben o hayattayken sadece Yüzyıllık  Yalnızlık kitabını okumuştum. Bizim kitabımız Can Yayınlarının 39. baskısıydı. Çeviri İnci Kut tarafından yapılmış. Akıcı, anlaşılır bir dille yazılmış.

 

Beni öldürdüler,Wene Hala…

Kitap kısa ama zor okunuyor, fazla insan, isimlerin uzun ve akılda kalmayacak şekilde değişik olması bunda en önemli etken diye düşünüyorum. İlk sayfalar çok durağan geldi. Yirmi yedi yıl önceki olayı röportaj tekniğiyle anlatması, o yöreyi, o töreyi ve insanları tanımamızı sağlıyor. Bir cinayet anlatılıyor, Marquezin çocukluğunda geçen gerçek bir cinayet. Daha ilk sayfalarda ölen de belli, öldüren de.Angela ailesinin istediği uzaklardan gelen Bayardo San Roman  ile evlendiriliyor ve evliliğin ilk gecesi bakire olmadığı nedeniyle geri gönderiliyor. Angela bekaretini bozanın Nasar olduğunu söylüyor, çünkü Nasar kasabada güçlü bir insan ve ona kimse bir şey yapamazdı.Bunun üzerine ikiz kardeşleri Pablo ve Pedro Nasarı öldürmek zorunda kalıyor.

Yalnızca bir cinayeti değil, bir halkın ortak davranış biçimini de ortaya koyuyor.Asıl sorun kimin kimi öldürdüğü değil, ancak kasabanın sessiz kalıp hiçbir şey yapmamasıydı. Sadece Nasar bilmiyor neden öldürüldüğünü. Bizim ülkemizde böyle bir durumda bedeli kadın öderdi, bazen kadınla birlikte erkek de. Santiago Nasar, bütün suçu sırtında taşıyan kahramanımız. Aslında suçlu olduğunu kanıtlayan hiçbir şey yok. Ölümü engellemeye en çok çalışan sütçü Clotilde Armenta oluyor. İkizler de cinayet işleyeceklerini herkese söylüyorlar sanki buna birileri engel olsun diye.

Kitapta cinayet ayrıntıları ile anlatılmış, özellikle otopsi sahnesi. Otopsiyi anatomi dersi alan bir rahip yapıyor. Hiçbir geçerliliği olmayan bir otopsi. Sayfa 70 de otopsi sonuçlarına göre karaciğer büyümesi sonucu  zaten öleceği söyleniyor. Oysa doktoru onu 12 yaşında iyileştirmiş.Tropikal bölgelerde yaşayanların karaciğerinin İspanyollara göre daha büyük olduğunu öğreniyoruz.

Bazı konuşmalar çok ilginçti. Nasar’ın annesi Placida Linero diyor ki; Dupduru, suda yıkanmış beyaz keten kostümü giymişti, öyle ince bir teni vardı ki, kolanın hışırtısına dayanamazdı. Sanki o gün kefen giymişti demek gibi bir algı oluştu bende. Cinayet günü hava ile ilgili de çelişkiler var. Polis yağmurlu olduğunu söylüyor, ikizlerden Pablo hava açıktı diyor. Bu da anlatıcının Nasarın suçsuzluğunu kanıtlamak için kullandığı yöntemlerden biri. Anlatıcı , Luis Enrique ,Cristo Bedoya ve Nasar Angela’nın düğününde kilisede beraberler ve herhangi bir tuhaflık görmezler. Onu yıllardır tanıyorlar , aynı okulda okumuşlar, tatillerde beraberlermiş, farklı bir şey olsa fark ederlerdi. Burada da anlatıcının taraflı yaklaşımı hakim. Ama Victoria Guzman, hizmetçileri, Nasar’ı bokun biri diye tanımlıyor, tıpkı babasının oğlu diyor. Margot’un annesi de çok ilginç bir kadın. O gün kasabaya piskopos geliyor ve herkes hazırlık yapıyor, erkenden kalkıyor, en güzel giysilerini giyiyor. Ama Margot’un annesi gitmiyor, çünkü onca horozu kestirip sadece ibik çorbası için ibiklerini alıp diğer kısımları çöpe attıran insanı görmenin anlamsız olduğunu düşünüyor.

27 yıl sonra Nasar’ın annesi Placida Linero Nasar’ın rüyasında hep ağaçlar gördüğünü söylemişti. Kahvaltıdan önce anlatılan rüyaları yorumlamakta üstüne yok ama oğlunun rüyasını kötüye yormuyor.

Angela Roman San Bayar’a düğünden sonra aşık oluyor, sürekli mektuplar gönderiyor, annesinden nefret ediyor.Adam 16 yıl sonra geri geliyor bir bavul açılmamış mektup ile.

Hikayenin nerede geçtiğini ben anlayamadım ama İspanyolca konuşulan bir yer olduğu kesin. Orada Araplara Türk diyorlarmış.

97.sayfada namus aşktır cümlesi toplumda namus kavramının güçlülüğünü ifade ediyor. 37. sayfada Angela’nın annesinin Aşk da öğrenilir kızım demesi , evliliğin baskı altında gerçekleştiğini anlatıyor.

Flora Miguel, Santiago Nasar’ın nişanlısı. Vicorioların onu öldürmeyip Angela ile evlendireceğini düşünüp öfkesinden ağlıyor.

Pedro Vicorio, bıçaklarken korkuyu aşıp öte yanda buldukları göz kamaştırıcı bir su birikintisi üzerinde yüzüyorlardı sanki, bıçak her defasında temiz çıkıyordu, diyor.

Gabriel Garcia Marquez’in İspanyol olduğunu sanıyordum, Kolombiyalıymış. Yazarın üzerinde en derin etki sağlayan eser Franz Kafka’nın Dönüşüm öyküsüymüş. Marquez en iyi romanının Kırmızı Pazartesi olduğunu söylüyor. Hiçbir romanında ipleri elinde bu romanındaki kadar tutamadığını ifade ediyor.Kim bilir anlatıcı da belki kendisiydi. Sanki ben de hikayede bir karakterdim, durdurmaya çalıştım, engellemek için uğraştım, yetişemedim. Sanırım Marquez’in amacı da buydu.

Orhan Pamuk Mısır Genelkurmay Başkanı Abdülfettah Es Sisi’nin yaptığı darbeyi bu hikayeye benzetiyor. Darbe yapılacağının önceden bilindiğini ama batının kafasını çevirip bir şey duymak istemediğini belirtmiş.

Bu kitabın filmi de varmış.1987 yılında çekilen filmin baş rolünde Ornella Muti var. İzlemek henüz kısmet olmadı.

Geleneksel olarak her kitap yorumunda yaptığım gibi altını çizdiğim cümleleri yazıp sonlandırmak istiyorum.

Kilisenin debdebesi karşı konulmaz derecede büyülüyordu onu. Tıpkı sinema gibi. S:15 (Nasar)

Sanki kız doğmuş gibi bir sessizlik olduğunu hissetmişti. S:23 (Margot)

Geceleyin saçlarınızı taramayın, yoksa denize açılanlar geri dönmekte gecikirler. Her erkek onlarla mutlu olur, çünkü acı çekmek için yetiştirilmişler. S:34 (Angela’nın annesi)

Kasaplık mesleğinin insanın ruhunda  adam öldürmeye yatkınlık olduğunu gösterip göstermediğini sormuştum kasaplara. Ama onlar karşı çıkmışlardı. ‘Biz bir hayvan kestiğimizde gözlerinin içine bakmaya cesaret edemeyiz.’ S:51

Tıpkı iki çocuğa benziyorlardı. Ve bu düşünce onu korkutmuştu. Çünkü ancak çocukların her şeyi yapabileceklerini düşünürdü hep. S:53 (Clotilde Armenta)

 

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s