sagalassos

ÇocukluğIMG_4218umdan beri en büyük hayalimdi arkeolog olmak. Maalesef bu isteğimi gerçekleştiremedim. Ancak hayal olarak aklımın bir köşesinde kalmasını istemedim. O yüzden de her fırsatta antik kent gezisi yapıyor, bir nebze de olsa ruhumu besliyorum.

2008 yılında puslu bir Aralık sabahı dört arkadaş düştük yollara. Rotamız Sagalassos. Antalya’dan 110 km sonra

Burdur’a 33 km kala sağda Ağlasun ilçesi var. Ağlasun ilçesi yemyeşil meyve bahçeleriyle dolu. Ağlasun adının nereden geldiğini düşünmüştük. Sagalassos isminden çağrışım olabilir diye fikir üretmiştik. Bu konu hakkında Ağlasun Belediyesinin sitesinde çok güzel açıklamalara yer verilmiş. Paylaşmakta fayda var. 

İlçemizin adının nereden geldiğine dair iki rivayet vardır. Birinci rivayete göre,Sagalassos Şehri yıkıldıktan sonra bu bölgeye güneyden gelen Yörük aşiretleri kasabanın bulunduğu yere aralıklı olarak oba oba yerleşmişler aradan yıllar geçtikçe,insanlar çoğaldıkça yeni evler kurarak geniş bir sahayı kaplayarak bir yerleşim birimi oluşturmuşlar ve adını Sagalassos’dan esinlenerek Ağlasus-Ala su ve sonunda da Ağlasun denmiştir.

İkinci rivayete göre ise; Büyük İskender Sagalassos Şehrini almak için şehre üç,dört kez saldırmış fakat kenti bir türlü hakimiyeti altına alamamıştır. Fakat son saldırısını bugün yıkıntıları bulunan Hamamın yan tarafında bulunan(alttaki resim) tepeden yaparak kanlı çatışmalar sonucunda şehri ele geçirmiştir.

Bu tepenin adı daha sonra İskender Tepesi olarak kalmıştır. Büyük İskender’in bu seferini Annesi sürekli olarak izlemekte ve bilgi almaktadır. Büyük İskender’in Annesi bu bölgeden gelen habercilere”İskender Sagalassos’u aldı mı?”diye sorar. Onlarda “Büyük Komutanımız İskender Sagalassos’u aldı. Fakat savaş sırasında en sevdiği cesur komutanlarını kaybettiğinden ağlamaktadır”derler. Bunun üzerine annesi “Oğlum Sagalassos’u aldıysa bırakın ağlarsa ağlasın “der. Bunun üzerine İlçemizin ismi Ağlarsın-Ağlasın-Ağlasun şeklinde kaldığı söylenir.

Yolda bolca keçi, teke görmeniz mümkün. Eee malum, Teke Yöresindeyiz. Yanlış hatırlamıyorsam Teke diye bir köyün içinden de geçmiştik. Sagalassos için araçla yaklaşık yarım saat tırmanmanız gerekiyor. Biz giderken sisliydi. Bu da dikkat gerektiriyor. Ancak tepede Aralık ayı olmasına rağmen gün ışınları bizi çok terletmişti. Yanınızda tişört olmasında fayda var. Gezimiz yaklaşık 3 saat sürdü. Yanınıza bizim yaptığımız gibi meyve alırsanız atıştırmalık olarak iyi olur. Kış ayları olduğu için kazıya ara verilmiş, bazı yerler örtülmüş, giriş yasaktı. Muhtemelen aradan geçen 6 yılda epey bir değişikliğe uğramıştır.

21

Dönüşte İnsuyu Mağarasına uğradık. Onunla ilgili başka bir yazı yazmak gerekli. Biz Bucak’ı çıkarken arkadaşın hızlı araba kullanması yüzünden radara girdik. Bunu da dipnot olarak belirtmek istedim.sagalassos

Biraz da Sagalassos Antik kentinin tarihi hakkında okuyalım.

Şehir,Romanın en iyi imparatorlarından beşincisi olan İmparator Hadrian (M.S. 2. yy.)döneminde ekonomik siyasi ve sosyal anlamda en iyi dönemini yaşamıştır. Şehrin şehir plancılığı açısından sekillenme yöntemi ile imarı ve 1000 yıllık seramik üretim merkezi olma özelliği 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine girmesini sağlamıştır.1989’dan yılında başlayan 1990 senesinde bu yana Prof. Dr. Marc Waelkens başkanlığında yürütülen, kazılarda pek çok yapı ve eser ortaya çıkarılmıştır. 2007 ve 2008 yılarındaki kazılarda ortaya çıkan ve 5 metre civarında boyu olabileceği tahmin edilen İmparator Marcus Aurelius ve İmparator Hadrian’a ait heykeller, gören insanları büyülemeye yetmektedir. Burdur Arkeoloji müzesinde turistlerin ilgisine sunulmuştur. Sagalassos, küçük Asya’da belki de günümüze terk edildiği günden günümüze zarar görmeden en iyi koruna gelmiş antik yerleşimlerden biridir.Sagalassos antik kentinin yazılı kaynaklardan bilinen tarihi, Büyük İskender’in M.Ö. 333 yılındaki fethi ile başlar. İskender’in ölümünün ardından kent, kısa bir süre seleflerinin idaresinde kalır. M.Ö. 281 itibariyle, Seleukoslar’ın kontrolü altına girer. M.Ö. 188-133 yılları arasında Attaloslar’ın Bergama Krallığı’nın parçası olur. M.Ö. 129’dan itibaren çeşitli Roma eyaletleri içine dâhil edilen Sagalassos, son olarak M.Ö 39’da Roma’nın Galatya eyaletinin en önemli kenti olur. M.S. 5.–7.yy’larda, ardı ardına gelen depremler ve özellikle Arap saldırıları ile bölgenin nüfus yitirmesine paralel olarak Sagalassos terk edilme sürecine girer.

Bulutların arasındaki Termessos’un kardeş şehrini tekrar görmeyi çok isterim.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s