içinden VOSVOS geçen bir hayat

içinden VOSVOS geçen bir hayat

Benim hiç Vosvos’um olmadı. Ama bu sevdam ne zaman başladı? Hafızamı yokladığımda ilkokul yıllarına gidiyorum. Bir öğretmenimiz vardı. Adı Kürşat’tı, soyadını hatırlayamıyorum. Turuncu bir kaplumbağası vardı, ayrıca kendisi de çok renkli bir kişilikti. Daha sonra ne vakit bir vosvoslu görsem, hep ona benzettim. Üniversite’deyken de Anadolu Uygarlıkları öğretmenimiz, idolüm Selçuk Gür’ün de beyaz bir Vosvosu vardı. Kulakları çınlasın, onunla birçok antik kent gezisi yaptık. Çok şey öğrendim, enerji dolu bir insandı, çok keyifli sohbetlerimiz oldu. O yıllarda kardeşimle bir günde kaç  Vosvos gördüğümüzü sayardık, uğur getirdiğine inanırdık. Arkadaşlarım Öznur ve Sunay da Vosvos sevenlerden:))
Sonra Vosvos resimleri biriktirmeye başladım, oyuncaklar edindim. Ve en son Cem Çobanlı’nın Bir Kaplumbağa Yolculuğu kitabıyla tanıştım. 1931 yılından 2003 de son Vosvos üretimine kadar bilmek isteyeceğiniz her şeyi bulabileceğiniz bir çalışma, benim başucu kitabım oldu.

Kitabı açınca ilk karşınıza çıkan cümle şu:

11 Temmuz 1978 sabahı Ankara’da
faşit bir saldırı sonucunda
Vosvosunun içinde öldürülen
Doç. Bedrettin Cömert‘in anısına…

Ve kitabımız Cem Çobanlı’nın 20 yıllık araştırmasına istinaden uzun ve anlamlı bir önsözle devam ediyor.  Ardından bir çok resim, hikayeler, Vosvosun savaştaki rolü, yıl yıl vosvos üretim günlüğü, vosvosla büyüyenler, vosvos dernekleri, oyuncakları sırasıyla işlenmiş. 137. sayfadan bir alıntı yapmak istiyorum:

Vosvos, dünyanın en önemli simgelerinden biridir. Hani zeytin dalı, defne yaprağı veya güvercin dünyanın birer barış ve sevgi simgeleri olarak doğal varlıklar kabul edilmişse, metalden yapılmış olan ama ruh olarak sevgi, dostluk ve barışı benimsemiş Vosvos da tüm dünyanın kültür ve barış simgesi olarak bundan sonraki yıllarda da varlığını sürdürecek. O küçük ama ruhu evrenlerini kaplayacak kadar büyük sevgiyle dolu.

Kitabın arka kapağında özet olarak şöyle yazıyor: “alt tarafı dört tekerlekten oluşan ve bir böceğe ya da kaplumbağaya benzetilen mekanik bir nesnenin bir efsaneye dönüşen öyküsü… içinde savaşların, katliamların, büyük acıların, büyük buluşların, büyük mutlulukların, umutların ve aşkların yer aldığı, çok uzun yılların, neredeyse koskoca bir yüzyılın öyküsü…”

http://www.sabah.com.tr/Ekler/Cumartesi/Yazarlar/durbas/2004/02/14/Bir_kaplumbaga_yolculugu . Bu yazıyla Sn. Refik Durbaş benim dilim olmuş.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s