yaz tatilinde ne yaptın

En sevmediğim sorulardan biriydi yaz tatilinde ne yaptın? Oysa şimdi o günleri çok özlüyorum. Köyde büyümek aslında ayrıcalıktı. Sokakta oyun özgürlüğünün sonsuz olduğu zamanlarda geçti çocukluğum. Ama tatil demek, akrabaların, Almanyadaki teyzemlerin tatilini bizde geçirme anlayışının ötesine geçemiyordu. Otele gitmek cümlesi literatürümüzde yoktu henüz o yıllarda. Gece yarısına kadar bitmeyen koşturmayla geçiyordu vakit. Dalından yenen…

şeker yiyememek :(

Kısa kaküllü sarı parlak saçları vardı küçük kızın, gözlerinin tam üstünde bitiyor, sonra kocaman siyah , bıcır bıcır bakan gözler başlıyordu, küçücük bir yüzün içinde kocaman hayat dolu bakan siyah gözler. Sanki büyümüş de küçülmüş bir eda ile anlamlı anlamlı etrafı izliyor. Kendisini daha önce görmüştüm ama konuşmaya fırsatım olmamıştı. Köye, ailemin yanına yaz tatiline…

alexis zorba

10 yıl kadar önce Kartalkaya’da bir otelde çalışırken filmi izleyip çok beğenmiştim. Kitabı da okumak istediklerime ekleyip hep ertelemiştim. Mihalis Kokayannis yönetmenliğinde çekilen filmde başrolde Anthony Quinn var, film siyah beyaz, taşlı Girit adasında çekilmiş olması, deniz kenarında dans, kötü yola düşen çarşaflı bir kadının linç edilmesi… Aklımda sadece bu görüntüler kalmış filmden. Okuma grubumuzun…

2017 Birikimlerim

Her yıl yazmak isterim. Biten yıl bana neler verdi, gelecek yıldan umutlarım, beklentilerim nelerdir diye. Hiç nasip olmamıştı. Acısıyla, tatlısıyla koca bir yılı devirdik, ama düşününce ne kadar da kısaydı değil mi? Ölümler oldu, gencecik teyzemi yitirdik, çok acı çekti. Umarım acıları dinmiştir. Doğumlar oldu, onların mutlu ağlamalarıyla şenlendi sevdiklerimin evleri. Kardeşim nişanlandı, ailemize güler…

OBLOMOV’a dair

Okuma grubumuzun Kasım ayı kitabıydı. Erdeniz arkadaşımızın seçimiydi. Aslında okumak için hazır hissetmiyordum kendimi. Gerek kalınlığı, gerekse Rus edebiyatı olması korkutmuştu. Ben ki iyi bir okur  olmama rağmen bu kitabı duymamıştım. Ta ki Tutunamayanları okuyana kadar. Tutunamayanlarda Selim kitabı ezberlemişti. Uzun zamandır okuduğum en keyifli, soluksuz devam eden, sürükleyici romanlardan biriydi.  620 sayfa olmasına rağmen…

Mostari & Bir Köprü Bekçisinin Günlüğü (Gündüz Vassaf)

Drina Köprüsü’nü okuduktan sonra Balkanlara olan hayranlığım iyice artmıştı. Elveda Rumeli dizisini izledim merakla, heyecanla.  Çok duygusaldı, savaş, din ve toprakları arasında sıkışmış, milliyetçiliğin artık konu komşu dinlemediği, huzurun kalmadığı, korkunun hakim olduğu yıllardı. Sonra bir kitap dergisinde gördüm Mostari’yi ve okumadan edemezdim. Okuduğum ilk Gündüz Vassaf kitabıydı. Yıllardır aradığım yazar dedim kendime.  Nasıl da haberdar…

Düşme hikayelerim

Bu düşüşler sadece dengemi kaybedip yere kapaklanmamla alakalıdır. Çocukluğumdan beri düşmelerim beni utandırsa da şimdi gülümsememe sebep oluyor. Birkaç tanesi aklımın bir köşesinde sürekli bana göz kırpar. Sanıyorum ilkokula başlamamıştım henüz. Köyde birçok sokak çeşmesi var ama yaşlıları bilirsiniz, seçicidirler. Bizim mahalleden çok uzak olamamakla birlikte yukarı mahalle diye adlandırdığımız yerde, Çakal çeşme var, buz…

Gökyüzüne Mektup

           Sosyal medyadan önceki çok eski zamanlardan kalma alışkanlıklarımdan en samimisi, belki de en duygusalıydı mektup yazmak. Evimin en gizli yerinde durur sadece bana ait olan o satırların saklı olduğu zarflar. Nasılsın, ben de iyiyim ile başlayan bir çok içdökme yazıp, yollayıp, sonra da cevabını merakla beklediğim günler çok gerilerde kaldı….

DRİNA KÖPRÜSÜ (OKUMA GRUBUMUZUN 5.KİTABI)

Osmanlılar der ki; üç şey saklanmaz: Aşk, öksürük ve fakirlik. S: 273 Daha önce hiçbir yere gitmek istememiştim Drina’ya gitmek istediğim kadar. Belki Balkanlardan göç eden dedelerimin oraları görememesi etkendir. Onlar hep ata toprağı özlemi ile yaşadılar. Belki ben bir gün Makedonya’ya ayak basarak onların ruhlarını mutlu ederim. Sürekli çocukluğuma gittim kitabı okurken. Mübadele döneminde…

KIRMIZI PAZARTESİ (Societatis Legere okuma kulübünün 4. kitabı)

Mayıs ayı kitabımız Kırmızı Pazartesi ‘ydi .Hepimizin keyifle okuduğu ve güzel bir sohbeti destekleyen bir kitaptı.  Gabriel Garcia Marquez’in Nisan ayında ölmüş olması da acı bir durumdu. Ben o hayattayken sadece Yüzyıllık  Yalnızlık kitabını okumuştum. Bizim kitabımız Can Yayınlarının 39. baskısıydı. Çeviri İnci Kut tarafından yapılmış. Akıcı, anlaşılır bir dille yazılmış.   Beni öldürdüler,Wene Hala……

BOZUK

Hakkı İnanç 1984’te Ankara’da doğdu. Şuan Giresun’da yaşıyor ve yazıyor. Selçuk Baran,Orhan Kemal, Yaşar Nabi Nayır, Adnan Yücel, Ümit Kaftancıoğlu, Tarık Dursun başta olmak üzere pek çok öykü yarışmasında ödüle layık görüldü. Haber Türk’te Ümran Avcı ile söyleşinde bana çok dokunaklı gelen bir kısmı paylaşmak istedim. 14 yaşımdan beri anneannemle yaşıyorum. Babam kalp krizinden, annem…

KADER KUYUSU

Kürtlerin en önemli aydınlarından Mir Bedirhan’ın torunu  Celadet Ali Bedirhan’ın İstanbul’daki elit yaşamı, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki sürgün yılları, Osmanlı’nın ardından Almanya ve Şam’a yerleşmesi çok akıcı bir o kadar da hüzünlü bir şekilde Mehmet Uzun’un kaleminde dile gelmiş. Celadet Ali 1893 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiş. Doğumu zor oluyor ve ölü doğduğuna inanılıp kuyunun başına…